<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>A arşivleri - Dini Terimler Sözlüğü</title>
	<atom:link href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konular/a/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/a/</link>
	<description>Ezan Vakti Pro</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Sep 2021 09:10:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.1</generator>

<image>
	<url>https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/wp-content/uploads/2021/09/cropped-LOGO-High-v2-3-32x32.jpg</url>
	<title>A arşivleri - Dini Terimler Sözlüğü</title>
	<link>https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/a/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">208176420</site>	<item>
		<title>AZÎZ (El-Azîz)</title>
		<link>https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/aziz-el-aziz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[diniterimadmin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 09:10:26 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/aziz-el-aziz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her zaman izzet ve şeref sâhibi. Gâlib, benzeri olmayan, büyük ve küçük her şeyin O&#8217;na şiddetle ihtiyâcı olan. Allahü teâlâ Kur&#8217;ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Bilin ki, Allahü teâlâ Azîz&#8217;dir. Hakîm&#8217;dir (hikmet sâhibidir). (Bekara sûresi: 209) Bir kimse kırk gün ve her gün de kırk kerre el-Azîz ismi &#8230; <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/aziz-el-aziz/">Continued</a></p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/aziz-el-aziz/">AZÎZ (El-Azîz)</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her zaman izzet ve şeref sâhibi. Gâlib, benzeri olmayan, büyük ve küçük her şeyin O&#8217;na şiddetle ihtiyâcı olan.<br />
Allahü teâlâ Kur&#8217;ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Bilin ki, Allahü teâlâ Azîz&#8217;dir. Hakîm&#8217;dir (hikmet sâhibidir). (Bekara sûresi: 209)<br />
Bir kimse kırk gün ve her gün de kırk kerre el-Azîz ismi şerîfini söylerse Allahü teâlâ ona yardım eder ve onu üstün kılar. Mahlûkattan hiç birine muhtaç olmaz. (Yûsuf Nebhânî)<br />
2- Kıymetli, şerefli, üstün.<br />
Allahü teâlâ Kur&#8217;ân-ı kerîmde buyuruyor ki: Ey Muhammed! De ki: Ey mülkün sâhibi olan Allah&#8217;ım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden alırsın. Dilediğini azîz kılar, dilediğini alçaltırsın. Hayır (iyilik) yalnız senin elindedir. Doğrusu Sen her şeye kâdirsin. (Âl-i İmrân sûresi: 26)<br />
Biz zelîl bir kavim idik. Allahü teâlâ bizi İslâm ile azîz eyledi. İzzeti, Allahü teâlânın bizi azîz ettiği şeyden (İslâmiyet&#8217;ten) başkasında ararsak, Allahü teâlâ bizi eskisinden zelîl eder<br />
(alçaltır). (Hazret-i Ömer)<br />
Allahü teâlânın emir ve yasaklarını yerine getirirseniz azîz, getirmezseniz rezîl olursunuz.<br />
Allahü teâlânın azîz ettiği kimseyi kimse küçültemez. (Ali Rızâ)<br />
Allahü teâlâ bir kimseyi azîz etmek isterse, ona günah işletmez, küçük günahlarını saymaz, affeder. Onu Cennet&#8217;ine kor. Cemâl-i ilâhîsini görmesini nasib eder. (Abdülhakîm<br />
Arvâsî) Üç şey vardır ki müslümanları çok azîz eder: 1) Kendisine zulüm edeni affetmek, 2)<br />
Kendisine bir şey vermeyene vermek, iyilikte bulunmak, 3) Kendisini aramayanları arayıp, hallerini sormak. (Ca&#8217;fer-i Sâdık)<br />
Dünyâda azîz, âhirette kurtulmak istiyen, diline sâhib olsun. (Ca&#8217;fer-i Sâdık)</p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/aziz-el-aziz/">AZÎZ (El-Azîz)</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">208</post-id>	</item>
		<item>
		<title>ÂYET</title>
		<link>https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[diniterimadmin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 09:10:26 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alâmet, işâret, mûcize, ibret. 1- Kur&#8217;ân-ı kerîmdeki sûreleri meydana getiren cümle veya cümleciklerden her biri. Çoğulu âyâttır. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyruldu ki: Biz sana apaçık âyetler (helâl ile haramı, doğru ile yanlışı açıklayan) indirdik. Onları fâsıklardan (kâfirlerden) başkası inkâr etmez.&#8221; (Bekara sûresi: 99) Kur&#8217;ân-ı kerîmde 114 sûre, 6236 âyet vardır. Âyetlerin sayısının 6236&#8217;dan &#8230; <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet/">Continued</a></p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet/">ÂYET</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alâmet, işâret, mûcize, ibret.<br />
1- Kur&#8217;ân-ı kerîmdeki sûreleri meydana getiren cümle veya cümleciklerden her biri. Çoğulu âyâttır.<br />
Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyruldu ki: Biz sana apaçık âyetler (helâl ile haramı, doğru ile yanlışı açıklayan) indirdik. Onları fâsıklardan (kâfirlerden) başkası inkâr etmez.&#8221; (Bekara sûresi: 99)<br />
Kur&#8217;ân-ı kerîmde 114 sûre, 6236 âyet vardır. Âyetlerin sayısının 6236&#8217;dan az veya daha çok olduğu bildirildi ise de, bu ayrılıklar, büyük bir âyetin, bir kaç küçük âyet sayılmasından veya bir kaç kısa âyetin bir büyük âyet yâhut sûrelerin evvelindeki besmelelerin bir veya ayrı ayrı âyet sayılmasından ileri gelmiştir. (Ebülleys Semerkandî) Âyet-i kerîmeler kısa ve tam tercüme edilemez. Müfessirler âyet-i kerîmeleri tercüme değil, uzun tefsîr ederek açıklamaya çalışmışlardır. (İbn-i Hacer-i Mekkî) Âyet-i kerîme yazılı herhangi bir kâğıdın âyet kısmına abdestsiz dokunmamalı, o kâğıdı belden aşağı koymamalıdır. (Hâdimî)<br />
Sübhâne rabbike âyet-i kerîmesini, sübhâne rabbinâ şeklinde değiştirmeden okumak lâzımdır. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)<br />
2. Allahü teâlânın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren alâmet, ibret, işâret.<br />
Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyruldu ki: Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde insanlara yarar şeyleri, denizde akıtıp taşıyan o gemilerde, Allah&#8217;ın semâdan indirdiği suyla ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde, deprenen her hayvanı orada üretip yaymasında, gökle yer arasında (Allahü teâlânın emrine) boyun eğmiş olan rüzgârları ve bulutları evirip çevirmesinde aklı ile düşünen bir kavm (topluluk) için nice âyetler vardır.<br />
(Bekara sûresi: 164)<br />
3. Mûcize.<br />
(Hakîkati) bilmeyenler (veya bilip de bilmez gözükenler); &#8220;Ne olur, Allah bizimle (senin hak peygamber olduğuna dâir) konuşsa, yâhut (bu hususta) bize bir âyet gelse&#8221; dediler.<br />
Onlardan evvelkiler de, tıpkı onların söyledikleri gibi söylemiş(ler)di. Kalbleri birbirine ne kadar da benzemiş. Bu hakîkatleri iyice bilmek isteyenlere âyetlerimizi apaçık göstermişizdir. (Bekara sûresi: 118)</p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet/">ÂYET</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">193</post-id>	</item>
		<item>
		<title>AZÎZAN</title>
		<link>https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azizan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[diniterimadmin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 09:10:26 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azizan/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Azizler. Kelimenin sonundaki ân takısı Arabça&#8217;da ikilik, Farsça&#8217;da çokluk ifâde eder. 1. &#8220;İki azîz (velî)&#8221; mânâsına İslâm âlimlerinin ve evliyânın büyüklerinden Ali Râmitenî hazretlerine verilen lakab. Bir defâsında Ali Râmitenî hazretlerinin evinde iki-üç gün yiyecek bir şey bulunmadı. Evdekiler ve misâfirler açlık sebebiyle çok üzüldüler. O sırada Ali Râmitenî hazretlerinin talebelerinden yiyecek satan bir genç &#8230; <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azizan/">Continued</a></p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azizan/">AZÎZAN</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Azizler. Kelimenin sonundaki ân takısı Arabça&#8217;da ikilik, Farsça&#8217;da çokluk ifâde eder.<br />
1. &#8220;İki azîz (velî)&#8221; mânâsına İslâm âlimlerinin ve evliyânın büyüklerinden Ali Râmitenî hazretlerine verilen lakab.<br />
Bir defâsında Ali Râmitenî hazretlerinin evinde iki-üç gün yiyecek bir şey bulunmadı.<br />
Evdekiler ve misâfirler açlık sebebiyle çok üzüldüler. O sırada Ali Râmitenî hazretlerinin talebelerinden yiyecek satan bir genç ikrâm olarak bir şeyler getirdi. Bu nâzik anda gelen yiyeceklerden Ali Râmitenî hazretleri çok memnun oldu, yiyecekleri ev halkına ve misâfirlerine ikrâm ettikten sonra o talebesini çağırdı ve; &#8220;Getirdiğin bu yiyecekler sıkıntılı bir ânımızda imdâdımıza yetişti. Sen de bizden ne murâdın varsa iste. Çünkü hâcet kapısı şu anda açıktır.&#8221; buyurdu. Talebe de; &#8220;Efendim ilimde ve evliyâlıkta size benzemek istiyorum.&#8221; dedi. Ali Râmitenî hazretleri; &#8220;Ağır bir iş arzu ettin. Bunun yükünü kaldıramazsın.&#8221; buyurdu.<br />
Genç ise; &#8220;Tek murâdım evliyâlıkta aynen size benzemektir.&#8221; dedi. Bunun üzerine Ali<br />
Râmitenî hazretleri ona teveccüh etti, kalbini mânevî bakışlariyle temizledi Genç, Allahü teâlânın izniyle Ali Râmitenî hazretlerinin derecesine kavuştu. Bu hâle kırk gün dayandı, sonra vefât etti. Ona bir anda kendi mânevî makamlarını verip kendisi gibi yaptığı için, iki azîz mânâsında kendisine Azîzân ismi verildi. (Molla Câmi, Muhammed Hânî)<br />
2. Büyükler, evliyâ.<br />
Birisiyle oturup kalbin toparlanmazsa<br />
Kalbindeki dünyâ düşüncesini senden almazsa<br />
Onun ile sohbetten etmez isen teberrî (uzak durma)<br />
Sana yardıma gelmez azîzândan hiçbiri.</p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azizan/">AZÎZAN</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">209</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Âyet-el Kürsî</title>
		<link>https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet-el-kursi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[diniterimadmin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 09:10:26 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet-el-kursi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kur&#8217;ân-ı kerîmde Bekara sûresinin, fazîletiyle bilinen 255. âyet-i kerîmesi. Kur&#8217;ân-ı kerîmdeki âyetlerin en üstünü Bekara sûresinde bulunan Âyet-el-kürsî&#8217;dir. Bu âyet, bir evde okunduğu zaman, şeytan muhakkak oradan uzaklaşır. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî) Farz namazlardan sonra Âyet-el-kürsî okuyan kimse ile Cennet arasında ölümden başka mâni yoktur. (Hadîs-i şerîf-Rûh-ul-Beyân) Evinden çıkarken Âyet-el-kürsî&#8217;yi oku. Zîrâ, her işinde muvaffak olur ve &#8230; <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet-el-kursi/">Continued</a></p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet-el-kursi/">Âyet-el Kürsî</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kur&#8217;ân-ı kerîmde Bekara sûresinin, fazîletiyle bilinen 255. âyet-i kerîmesi.<br />
Kur&#8217;ân-ı kerîmdeki âyetlerin en üstünü Bekara sûresinde bulunan Âyet-el-kürsî&#8217;dir.<br />
Bu âyet, bir evde okunduğu zaman, şeytan muhakkak oradan uzaklaşır. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî)<br />
Farz namazlardan sonra Âyet-el-kürsî okuyan kimse ile Cennet arasında ölümden başka mâni yoktur. (Hadîs-i şerîf-Rûh-ul-Beyân)<br />
Evinden çıkarken Âyet-el-kürsî&#8217;yi oku. Zîrâ, her işinde muvaffak olur ve hayırlı işler başarırsın. Peygamber efendimiz &#8220;sallallahü aleyhi ve sellem&#8221; buyurdu ki: &#8220;Bir kimse, evinden çıkarken Âyet-el-kürsî&#8217;yi okursa, Hak teâlâ, yetmiş meleğe emreder, o kimse evine gelinceye kadar, ona duâ ile istigfâr ederler. (Allahü teâlâdan günâhının bağışlanmasını isterler)&#8221; Evine gelince de okursan iki Âyet-el-kürsî arasındaki işlerin hayırlı olur ve fakirliğin önlenir. (Süleymân bin Cezâ)<br />
Namazlardan sonra hemen Âyet-el-kürsî okumak lâzım iken, önce selâten tüncinâyı ve başka duâları okumak bid&#8217;attır, sapıklıktır. Bunları Âyet-el-kürsî&#8217;den ve tesbihlerden sonra okumalıdır. (Ali Mahfûz)<br />
Fâtiha, Âyet-el-kürsî, Kâfirûn, İhlâs ve Muavvizeteyn sûrelerini okumak hastaya şifâ verir. (Muhammed Osman Dehlevî)</p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet-el-kursi/">Âyet-el Kürsî</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">194</post-id>	</item>
		<item>
		<title>AZM ETMEK</title>
		<link>https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azm-etmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[diniterimadmin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 09:10:26 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azm-etmek/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalbde devamlı kalan ve yapmaya kesin kararlı olunan düşünce, kasd, niyet, karar verme. Allahü teâlâ Kur&#8217;ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: İşlerinde Eshâbın ile meşveret et. Onlara danış. Bundan sonra bir işe azmettiğin zaman, Allahü teâlâya tevekkül et, O&#8217;na güven. (Âl-i İmrân sûresi: 159) Tövbe; haram işledikten sonra, pişmân olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya &#8230; <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azm-etmek/">Continued</a></p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azm-etmek/">AZM ETMEK</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalbde devamlı kalan ve yapmaya kesin kararlı olunan düşünce, kasd, niyet, karar verme.<br />
Allahü teâlâ Kur&#8217;ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: İşlerinde Eshâbın ile meşveret et. Onlara danış. Bundan sonra bir işe azmettiğin zaman, Allahü teâlâya tevekkül et, O&#8217;na güven. (Âl-i İmrân sûresi: 159)<br />
Tövbe; haram işledikten sonra, pişmân olup, Allahü teâlâdan korkmak, bir daha yapmamaya azm etmektir. (Hadîs-i şerîf-Berîka) İnsan haram işlemeyi kalbinden geçirir, azm ederse, sonra da Allah&#8217;tan korkarak yapmazsa, günâh yazılmaz. Haram işleyince bir günah yazılır. (Hadîs-i şerîf-Berîka)<br />
Tövbenin kabul edilmesi için dört şart lâzımdır: 1) Günahı için istiğfârda bulunmak, 2) İşlediği günâhı terk etmek ve pişmân olmak, 3) Bu günâhı tekrar işlememeye azm etmek, 4)<br />
Günâh işlemeye sevk eden şeylerden uzaklaşmak. (Ahmed Nâmık-ı Câmî)</p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azm-etmek/">AZM ETMEK</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">210</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Âyet-i Muhkeme</title>
		<link>https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet-i-muhkeme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[diniterimadmin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 09:10:26 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet-i-muhkeme/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muhkem âyet. Çoğulu âyât-ı muhkemât&#8217;tır. 1. Kur&#8217;ân-ı kerîm. İlim üçtür: Âyet-i Muhkeme, Sünnet-i Kâime (Hadîs-i şerîf) ve Fârîdat-ı Âdile (Kitaba ve sünnete uygun ilim, yâni icmâ ve kıyas). (Hadîs-i şerîf-Ebû Dâvûd) 2. Kur&#8217;ân-ı kerîmde mânâsı açık olan âyet-i kerîmelere verilen ad. (Bkz. Muhkem) Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyruldu ki: (Habîbim) sana kitâbı indiren O&#8217;dur. &#8230; <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet-i-muhkeme/">Continued</a></p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet-i-muhkeme/">Âyet-i Muhkeme</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muhkem âyet. Çoğulu âyât-ı muhkemât&#8217;tır.<br />
1. Kur&#8217;ân-ı kerîm. İlim üçtür: Âyet-i Muhkeme, Sünnet-i Kâime (Hadîs-i şerîf) ve Fârîdat-ı Âdile (Kitaba ve sünnete uygun ilim, yâni icmâ ve kıyas). (Hadîs-i şerîf-Ebû Dâvûd)<br />
2. Kur&#8217;ân-ı kerîmde mânâsı açık olan âyet-i kerîmelere verilen ad. (Bkz. Muhkem)<br />
Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyruldu ki: (Habîbim) sana kitâbı indiren O&#8217;dur. O&#8217;ndan bir kısmı âyât-ı muhkemâttır ki, bunlar Ümmül-kitâbdır (Kur&#8217;ân-ı kerîmin aslıdır, temelidir. Hükümlerde bunlara dayanılır). (Âl-i İmrân sûresi: 7)</p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayet-i-muhkeme/">Âyet-i Muhkeme</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">195</post-id>	</item>
		<item>
		<title>AZRÂİL</title>
		<link>https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azrail/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[diniterimadmin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 09:10:26 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azrail/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dört büyük melekten biri. Rûhları almakla vazîfeli melek, melek&#8217;ül-mevt, ölüm meleği de denir. İbrâhim (aleyhisselâm) Azrâil&#8217;e (aleyhisselâm); &#8220;Günâhkârların canını aldığın şekilde seni görmek isterim&#8221; deyince, melek; &#8220;Dayanamazsın&#8221; dedi. Olsun istiyorum, dedi. Kendini o sûrette gösterdi. Siyah yüzlü, tüyleri diken diken, siyah elbiseler giymiş, burnundan ve ağzından ateşler çıkıyordu. İbrâhim (aleyhisselâm) kendinden geçip, düştü. Kendine gelince &#8230; <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azrail/">Continued</a></p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azrail/">AZRÂİL</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dört büyük melekten biri. Rûhları almakla vazîfeli melek, melek&#8217;ül-mevt, ölüm meleği de denir. İbrâhim (aleyhisselâm) Azrâil&#8217;e (aleyhisselâm); &#8220;Günâhkârların canını aldığın şekilde seni görmek isterim&#8221; deyince, melek; &#8220;Dayanamazsın&#8221; dedi. Olsun istiyorum, dedi.<br />
Kendini o sûrette gösterdi. Siyah yüzlü, tüyleri diken diken, siyah elbiseler giymiş, burnundan ve ağzından ateşler çıkıyordu. İbrâhim (aleyhisselâm) kendinden geçip, düştü.<br />
Kendine gelince meleği kendi şeklinde gördü ve; &#8220;Ey can alıcı melek, bir günahkâr senin bu şeklini gördükten sonra bir şey görmese ona yeter&#8221; dedi. (Hadîs-i şerîf-Kimyâ-ı Seâdet) İyi amel işleyen, Allahü teâlâya itâat eden kullar Azrâil aleyhisselâmı en güzel bir şekilde görürler. Onun güzel yüzüne bakmaktan başka râhatlık bilmezler. (İmâm-ı Gazâlî).<br />
Canlıları öldüren, ölüleri dirilten, sağlamları hasta yapan, hastaları iyi eden yalnız Allahü teâlâdır. Azrâil aleyhisselâm ölüm husûsunda bir sebebdir, vâsıtadır. (Muhammed Ma&#8217;sûm<br />
Fârûkî)<br />
Azrâil aleyhisselâmın gelip, canını zorla alacağı, ecel arslanının pençesini sana takacağı, can verme acılarının başına geleceği, şeytanın îmânını çalmaya çalışacağı, dostlarının &#8220;vah vah öldü, sizler sağ olun&#8221;, diye evlâdına ta&#8217;ziye edecekleri vakti düşün! (Muhammed<br />
Rebhâmî)<br />
Azrâil başına geldiği zaman<br />
Kırılır ayakla kol, yavaş yavaş<br />
Mevlâm nasîb etsin din ile îmân<br />
Akar gözlerimden yaş, yavaş yavaş.<br />
Bir gün terâzî kurulur, dünyâ işleri sorulur<br />
Helal lokma yimeyipte, cevap vermek ne müşkildir<br />
Hasta olup yıkılınca, gözler göke dikilince<br />
Azrâil aleyhisselâm gelince necât (kurtuluş) bulmak nemümkündür?<br />
(M. Sıddîk bin Saîd)</p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azrail/">AZRÂİL</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">211</post-id>	</item>
		<item>
		<title>ÂYİSE</title>
		<link>https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayise/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[diniterimadmin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 09:10:26 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayise/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Âdet yâni hayz görmekten ümidini kesmiş yaşlı kadın. Kadın elli beş yaşlarında âyise olur. Hâmile (gebe) ve âyise kadınlardan ve dokuz yaşından küçük kızlardan gelen kanlar, hayz (âdet) kanı olmaz. Hastalık sebebiyle gelen bu kan istihâza yâni özür kanıdır. (İmâm-ı Birgivî)</p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayise/">ÂYİSE</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Âdet yâni hayz görmekten ümidini kesmiş yaşlı kadın.<br />
Kadın elli beş yaşlarında âyise olur. Hâmile (gebe) ve âyise kadınlardan ve dokuz yaşından küçük kızlardan gelen kanlar, hayz (âdet) kanı olmaz. Hastalık sebebiyle gelen bu kan istihâza yâni özür kanıdır. (İmâm-ı Birgivî)</p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayise/">ÂYİSE</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">196</post-id>	</item>
		<item>
		<title>AZZE VECELLE</title>
		<link>https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azze-vecelle/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[diniterimadmin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 09:10:26 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azze-vecelle/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allahü teâlânın ismi söyleyince, işitince ve yazınca &#8220;O, Azîz ve Celîldir (yücedir)&#8221; mânâsına söylenilen ve yazılan saygı ifâdesi. Allahü teâlânın ism-i şerîfini söyleyince, işitince, yazınca (Sübhânellah), (Tebârekallah), (Celle-celâlüh), (Azze-ismüh), (Celle-kudretuh) veya (teâlâ) gibi ta&#8217;zîm (hürmet ve saygı) ifâdelerinden birini söylemek, yazmak; birincisinde vâcib, lâzım, tekrârında ise müstehabdır, iyidir. (Allah buyurdu ki&#8230;) veya (Allah teâlâ buyurdu &#8230; <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azze-vecelle/">Continued</a></p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azze-vecelle/">AZZE VECELLE</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Allahü teâlânın ismi söyleyince, işitince ve yazınca &#8220;O, Azîz ve Celîldir (yücedir)&#8221; mânâsına söylenilen ve yazılan saygı ifâdesi.<br />
Allahü teâlânın ism-i şerîfini söyleyince, işitince, yazınca (Sübhânellah), (Tebârekallah),<br />
(Celle-celâlüh), (Azze-ismüh), (Celle-kudretuh) veya (teâlâ) gibi ta&#8217;zîm (hürmet ve saygı) ifâdelerinden birini söylemek, yazmak; birincisinde vâcib, lâzım, tekrârında ise müstehabdır, iyidir. (Allah buyurdu ki&#8230;) veya (Allah teâlâ buyurdu ki&#8230;) dememeli, (Allahü teâlâ buyurdu ki&#8230;) demelidir. Bunun gibi, yalnız (Kur&#8217;ân) dememeli, dâimâ (Kur&#8217;ân-ı kerîm) demelidir.<br />
(Kerderî, Birgivî ve Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)</p>
<p>B</p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/azze-vecelle/">AZZE VECELLE</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">212</post-id>	</item>
		<item>
		<title>AYN</title>
		<link>https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayn/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[diniterimadmin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 09:10:26 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayn/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birşeyin kendisi. 1. Boşlukta yer kaplayan ve ağırlığı olan yâni tartılabilen her şey, madde, cisim. Dünyâ ayn ve araz (özellikler) dan meydana gelmiştir. Meselâ kalem, silgi birer ayndır. Bunların rengi, kokusu ise, arazdır. (Seyyid Şerîf Cürcânî, Teftezânî) 2. Alış-verişte, belli, meydanda, mevcut ve hâzır olan veya hâzır olmayıp da bulunduğu yeri, cinsi, miktârı belli edilen &#8230; <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayn/">Continued</a></p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayn/">AYN</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birşeyin kendisi.<br />
1. Boşlukta yer kaplayan ve ağırlığı olan yâni tartılabilen her şey, madde, cisim.<br />
Dünyâ ayn ve araz (özellikler) dan meydana gelmiştir. Meselâ kalem, silgi birer ayndır.<br />
Bunların rengi, kokusu ise, arazdır. (Seyyid Şerîf Cürcânî, Teftezânî)<br />
2. Alış-verişte, belli, meydanda, mevcut ve hâzır olan veya hâzır olmayıp da bulunduğu yeri, cinsi, miktârı belli edilen mal.<br />
Alış-verişte söz kesilirken, ayn olan malın kendisini vermek lâzımdır. Benzeri hattâ daha iyisi olması için müşteri (alıcı) zorlanamaz. Fakat müşteri rızâsı ile alırsa mukâyada satışı, yâni belli bir malı, başka belli bir mal, ile değiştirmek olur. (İbn-i Âbidîn)<br />
Altın ve gümüşten başka mallar, söz kesilirken tâyin etmekle (belirlemekle) ayn olurlar.<br />
Deyn olan (tâyin edilmeyen) mal altın ve gümüş, sözleşmede ayrılmadan önce kabz olunmakla (eline almak ve cebine koymakla) ayn olurlar. (İbn-i Âbidîn)<br />
3. İnsanın zekât için ayırdığı ve yanında hazır bulunan malı.<br />
Ayn olan malın zekâtını ayn olarak vermek lâzımdır. Ayn olan malın kırkta biri ayrılıp verilir. (İbn-i Âbidîn)<br />
Deyn olan (başkasında bulunan) malın zekâtı, ayn olarak verilir. Yâni, başkasında bulunan malının zekâtını, hazır olan malından vermek lâzımdır. Hâzır malı yoksa başkasındaki malından zekât miktârını isteyip, teslim alıp, sonra bu fakire verilir. (İbn-i Âbidîn)<br />
Ayn olan malın zekâtını deyn olarak vermek câiz değildir. Yâni hâzır olan malın zekâtı olarak fakirdeki alacağını bu fakire bağışlamak câiz değildir. (İbn-i Âbidîn)</p>
<p><a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler/konu/ayn/">AYN</a> yazısı ilk önce <a href="https://books.ezanvaktipro.com/dini-terimler">Dini Terimler Sözlüğü</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">197</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
