Hukuki ve Ticari Hayat



    O) Vekalet

    Sözlükteki kök anlamı “korumak, sorumluluğu yüklenmek, teslim etmek, yetinmek, kendi başına bırakmak” gibi anlamlar taşıyan vekalet, İslam hukukunda taraflar arası anlaşmadan doğan hukuki temsili ifade eden bir terim olup bir kimsenin bizzat kendisinin de yapabileceği bir hukuki işlem için bir başkasını yetkili kılması şeklinde tanımlanır (Mecelle, md.1449). Bu şekilde kendisine yetki verilen kimseye vekil, bu yetkiyi veren yani temsil olunan kimseye müvekkil, yetki vermeye de tevkil adı verilir.

    İslam dini sosyal hayatta ve insan ilişkilerinde de kolaylık, açıklık ve güven ilkelerini esas aldığından, belli bir ihtiyacın sonucu olan ve her dönem ve toplumda var olagelen vekalet ilişkisi İslam’da da kural olarak devam ettirilmiştir. İslam hukukçularının konuyla ilgili birtakım hukuki kayıt ve düzenlemeler getirmeleri de bu akdi ilişkinin sağlıklı, düzenli ve objektif bir yapıya kavuşturulmasını ve böylece aldanma, zarar ve mağduriyetlerin önlenmesini amaçlar.

    İslam hukuk literatüründe vekalet akdine hac, kurban, zekat, kefaret gibi mali yönü bulunan ibadetlerin ifasında veya evlenme, boşanma, satım, dava, şirket, sulh, vasiyet, hibe gibi tek veya iki taraflı borç ilişkilerinin kurulması veya sonuç doğurmasında sıkça başvurulur.

    Diğer akidler gibi vekalet akdinin de rüknü, yani kurucu unsuru icap ve kabuldür. Tarafların akid ehliyetine sahip bulunması, vekalet konusunun hukuka aykırı olmaması, açık ve bilinir olması, müvekkil tarafından da yapılması ilke olarak meşru ve vekaletle ifası mümkün olan işlerden olması da şarttır.

    Vekalet her iki taraf açısından da bağlayıcı olmayan (gayri lazım) bir akid olduğundan vekil veya müvekkil istediği zaman vekalet bağını sona erdirebilirler. Bununla birlikte vekaletin ücret karşılığı yapılması halinde vekilin, üstüne aldığı işi belli ölçüde tamamlama yükümlülüğü vardır. Vekilin görev ve yetkisinin kapsam ve sınırlarını belirlemede aslolan vekalet akdidir. Bu konuda yardımcı bir unsur olarak örf ve teamülden de yararlanılır. Bedeni ibadetler, şahitlik, cezanın tatbiki gibi yerine getirilmesi kişinin şahsına sıkı sıkıya bağlı hak ve sorumluluklarda vekalet caiz olmaz. Davalı veya davacının mahkeme huzurunda kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettirmeleri İslam hukukunda da kural olarak caiz görülmüştür. Ancak vekilin yargılama ve ispat hukuku açısından yetkilerinin ne olacağı hususunda İslam hukukçuları arasında farklı görüş ve ölçüler vardır.

    Vekalet akdi, taraflardan birinin ölümü veya kalıcı bir sebepten dolayı ehliyetini yitirmesi, müvekkilin vekili azli, vekilin vekaleti bırakması veya vekalet konusu işin yerine getirilmiş olmasıyla sona erer.